Bana Mektup Yolla Babaanne!..
Nasıl bir kadındın sen,
Nasıl?
Hiç ağlamadın mı?
Kahkahalar atmadın mı?
Islık çalmadın mı?
Dans?
Edemezdin ki;
Kötürümdün...
Gözyaşını kendinden de mi sakladın?
On metre karelik evine o yüreğinle nasıl sığdın?
Nasıl?
Kederlerini, nasıl gizledin?
Özlemlerin yok muydu?
Düşlerin olmadı mı?
Maviyi severdin...
Burnunun dibindeki kocan kumasıyla sevişirken,
Ağlamadın mı? İçin yanmadı mı?..
Hiiiç?!
Bir kişi bile gözyaşını görmedi mi?
Gözlerindeki parıltıyı nasıl yaşattın?
Muhtaç, mahzun yaşamanın bedelini çekmedin mi?
Ölümü düşündün mü?
Ölümü?!
Sıvışmak yaşamdan.
Arkana bakmadan sıvışmak.
Göz kapaklarının hiç açılmaması.
Uyumak ve uyanmamak.
Var mıydı ki gideceğin yerin?
Ya olsaydı;
Kaçar mıydın Rumeli'ne,
Çocukluğunu bıraktığın köyüne?
Tanrıya dualar ederken ne istedin en çok,
Ne?
Düşündeki Azrail'i mavi elbisenle nasıl kandırdın?
Azrail ile yaptığın pazarlık!
Anlatsana babaanne...
Yaşamın içinde tutan neydi seni?
Yaşama sımsıkı sarılmak!..
Güneş'i görmek istemediğin an oldu mu;
Ayçiçekleri gibi boynunu büktün mü?
Yıldızlarla konuşmaktan yorulmadın mı?
Bereket dediğin yağmura isyan etmedin mi?
Sen nasıl bir kadındın?
Nasıl?..
Böğrüne bıçak gibi saplanan o acının
merhemi ne babaanne?
Söyler misin ne olur...
İçinde neler sakladın?
Neler götürdün?
Hiç ağlamadın mı?
Gözyaşlarınla hiç yıkanmadın mı?
Yüz çizgilerin aşağı hiç inmedi mi?
Bir kez bile?
Bir kez bile;
Heyecan yaşadın mı?
Kocan kuması ile oynaşırken,
düş adamın oldu mu hiç?
Günah mıydı düş adamla sevişmek?
Yüreğine neler sığdırdın, neler?
Yüreğinin derinliklerinde bir kıpırtı olmadı mı?
Bir kez olsun, 'seni seviyorum' dedi mi kocan?
Yine de sevdin, değil mi ?
Seni on metrekarelik eve kapatan;
odununu kapının önüne döken
'Heyon’dan' nefret etmedin mi hiç?
Ona son armağanın da 'helâllik' vermek oldu...
Sebebi neydi babaanne?
Sen söylemiştin:
"Beni hiç üşütmedi,
Aç kaldım ama odunsuz bırakmadı"
Demiştin ölümüne birkaç gün kala...
'Helâl olsun' dedin ilk kez, gözü yaşlı kocana...
"Ölüyorum..." dediğinde,
"Bana mektup yolla, hemen geleyim yanına' demişti...
Ne büyük bir anlam...
Gözlerin parlıyordu kapanmadan önce.
Belki hiç bu denli parlamamıştı.
Bedenin ne kadar çaresiz kalsa da,
Senin ruhun dünyaları vermişti kocana...
Ne de olsa o seni hiç üşütmemişti!
Oysa şimdi ne çok kadın üşüyor
Bir bilsen babaanne!..
Rumeli türkülerinde buluşalım...