Kosova ve Sırbistan, Kosova’nın bölgesel etkinliklere katılırken kullanmak istediği ismi de içeren teknik konuları görüşmek üzere pazarlık masasına geri oturdu.

İlk bakışta küçük bir sorun, Sırbistan ile Kosova arasındaki anlaşmazlıklar okyanusunda bir damla gibi görünüyor. Müzakere heyetleri, Brüksel’de AB aracılığında gerçekleşen müzakerelere, bu kez özellikle Kosova’nın her yerde bulunan ve her konferans katılımcısının temsil ettiği yeri gösteren masa kartlarında nasıl tanımlanacağına odaklanarak devam etti.

Priştine, bölgesel temsil kartı üzerinde “Kosova Cumhuriyeti” yazmasını istiyor. Belgrad ise bunun “1244 sayılı BM Kararı uyarınca Kosova” olmasında ısrar ediyor.

Kosova’nın baş müzakerecisi Edita Tahiri 31 Ocak Salı günü geç saatlerde Kosova-Sırbistan diyaloğunun AB arabulucusu Robert Cooper ile görüşmesi sonrasında basın mensuplarına verdiği demeçte, “Çok farklı tutumlara sahibiz. Önümüzdeki günlerde olacakları bekleyip göreceğiz.” dedi.

Tahiri, Kosova’nın bağımsız ve egemen bir devlet olarak temsil edilmesi ve bölgesel işbirliği anlaşmalarını 1244 sayılı BM Kararında öngörüldüğü üzere UNMIK’in yerine, kendi kurumlarının imzalaması konusunda ısrar ediyor. “Bu yüzden, 1244 sayılı Karara yapılacak hiçbir göndermeyi kabul etmiyoruz.” diyen Tahiri, söz konusu karar “Sırbistan devlet olarak var olmadığı 1999 yılında onaylandığı için”, Sırbistan’ın karara gönderme yapma hakkına sahip olmadığının da altını çiziyor.

Ancak Sırbistan Dışişleri Bakanı Vuk Jeremiç Sırp medyasına verdiği demeçte, “1244 sayılı Kararın Kosova sorununu çözme amaçlı müzakerelerin devamı açısından hayati önem taşıdığını” söyledi. Tanjug haber ajansına konuşan Jeremiç, “Sırbistan’ın Priştine’yi boğmaya niyeti yok ve bölgesel konferanslara katılması asla sorun edilmedi. Fakat karşı taraf, bunun katılım değil üyelik imasında bulunduğu konusunda ısrarlı, biz de bunu kabul edemeyiz.” dedi.

New Serbian Political Thought adlı yayın organında yazan siyaset bilimcisi ve felsefeci Bogdana Koljeviç SETimes‘a, 1244’e göndermede ısrar edilmesinin “aşılmaması gereken bir kırmızı çizgi” olduğunu söyledi.

Kosovalı analist ve Kosova’daki Amerikan Üniversitesi Başkan Yardımcısı ve İdari Başkan İlir Ibrahimi, bölgesel temsil konusunda anlaşmaya varmak başarı olmakla birlikte, sorulan sorunun “bedeli nedir?” olduğunu söyledi.

SETimes‘a konuşan İbrahimi, “Hukuki bir statüyü tanımlayan bir isimden, Cumhuriyet isminden vazgeçmek zorunda kalsaydım, bence bu Kosova için çok büyük bir taviz olurdu, ki ilki de olmazdı.” diyerek Kosova hükümetinin Sırbistan ile uzlaşma sağlaması yönünde güçlü bir baskı altında olduğunu da sözlerine ekledi.

Belgrad’daki Politika Merkezi’nin Müdürü Sırp analist Dragan Popoviç, bu konuyla ilgili her olası anlaşmanın Sırbistan’a uzun zamandır istediği AB adaylığını getirebileceğini, “bu yüzden de Sırbistan için kazancın ne olduğunun açıkça görüldüğünü” söyledi.

“Öte yandan, ne Sırbistan devleti ne de halkı için bir kayıp olmasa bile, hükümet 1244 sayılı Karardan vazgeçmekle suçlanabilir.”

SETimes’a konuşan Popoviç, gayriresmi seçim kampanyasının başlamasıyla, “bunun milliyetçi muhalefet tarafından kullanılacağını” söyledi. Analist, “Bu yüzden de, devlet açısından bir kayıp olmasa da iktidar partileri için kesinlikle bir kayıp olacak.” dedi.

Anlaşmazlık, Yunanistan ile Makedonya arasında uzun zamandır devam eden anlaşmazlıkla karşılaştırmalar yapılmasına yol açıyor. Makedonya, adının Makedonya Cumhuriyeti olmasını istemesine karşın, Yunanistan ülkeye Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti adının verilmesinde ısrar ediyor ve bu konuda işi Makedonya’nın AB üyeliğini engellemeye kadar götürdü.

Kosovalı analist ve üniversite öğretim görevlisi Belul Bekay, bölgesel temsille ilgili anlaşmada galip görmüyor. SETimes’a konuşan Bekay, “Aslında hepimiz kaybettik, çünkü bilinçli bir şekilde, gerçek durum ve ortak gelecek konusunda uyum içinde davranmamız gereken zaman erteleniyor.” dedi.

Kaynak: SETimes.com

Bir Cevap Yazın