Arnavut Atasözleri

Atasözleri, insanoğlunun geçmişten günümüze yaşam deneyimlerini yansıttıkları, kısa ve özlü öğütler içeren, dilden dile yayılan kalıplaşmış sözlerdir. Bir deneyimin sonucunda ortak benimsenen tavır ve görüşleri yansıtır.

Binlerce yıllık köklü bir geçmişe ve deneyime sahip olan sahip olan Arnavutlarda da bu sözel kültür çok gelişmiştir. Kendi aralarında yaptıkları sohbetlerde bu tür deneyimler, yaşanılmış hikayeler ve atasözlerine mutlaka atıfta bulunulur.

Yukarıda belirttiğimiz üzere, bu tür deneyimler ve sözler Arnavutlar için çok çok önemlidir. Aşağıda yazdıklarımız bu sözel kültürün sadece çok küçük bir parçası…Elimizden geldiğince de bu bölümü geliştirmeye ve zamanla kendimizce anlamlandırmaya çalışacağız. Bu sözleri okumak bizim için de gerçekten çok ilginç bir deneyim olacak. Bu konuda bildiğiniz herhangi bir atasözü varsa yorum bölümünden ekleyebilirsiniz.

Şimdi sizlere derlediğimiz Arnavutçası “Fjalë të urta Shqiptare” olan Arnavut Atasözlerini sunuyoruz…

Arnavut Atasözleri “Fjalë të urta Shqiptare”

Ai që gënjen e gënjen vetën
Aldatan, kendine aldatır.

*

Mos e ngofsh Nanen e ngoen njerkën.
Anneni dinlemezsen, üvey anneni dinlersin.

Anneleri dinlemek gerekir, biraz anlamı derin.

*

Vetem nene dhe babe nuk ka ne pazar !
Pazarda sadece anne ve baba yok!

*

Hiq inatin gjej rehatin.
Çıkar inadı yaşa hayatı.

Türkçeye uygun şekilde tercüme edilmiştir. “İnadını kaldır rahata kavuş” gibi bir anlamı var. Özellikle inadıyla meşhur Arnavutlar için önemli bir söz 🙂 Rehat, Türkçe’den Arnavutça’ya aynı anlamıyla geçmiş “rahat” kelimesidir.

*

Njiherë të vie nafaka kah dera.
Yeter ki nafaka kapıya kadar gelsin.

Nafaka veya şans olarak değerlendireceğimiz olay yeter ki kapıya kadar gelsin, kisme engelleyemez manasında kullanılmıştır.

*

Asnjë shtëpi nuk të kënaq si e jotja.
Hiçbir ev kendi evin kadar seni mutlu etmez.

*

Nata është e huaj !
Gece yabancıdır!

*

Hip ketu e shih Stambollin!
Çık şu dirseğime de İstanbul`u gör !

İmkansız ve zor bir iş için kullanılır. Buradan İstanbul’u göremeyeceğine göre bu işin de sonu yok.

*

Budallait hapi rrugen.
Budalaya (aptala) yol ver.

Bu sözü çok seviyoruz ve çok anlamlı. Yani; budalayla muhatap olma!

*

Kush vjen pa ftuar, e gjën pa shtruar.
Davetsiz gelen hazırlıksız bulur.

*

Në kurdhën e nxehtë, s’rrihet me çekan druri.
Tahta bir çekiç ile sıcak demir dövülmez

*

Me mire nje veze sot, sesa nje pule mot.
Bugünün yumurtası, önümüzdeki senenin tavuğundan iyidir.

*

I hyra detit ne kembe !
Denize yaya girdim !

Zor bir işe girildiğinde durumu belirtmek için kullanılır

*

Nuk mbahet shtëpia me/në një shtyllë.
Ev, tek bir direkle durmaz

*

Nuk mund të dalë punë e madhe nga ai që nuk do të voglën.
Küçük işi istemeyenden büyük iş çıkmaz.

*

Miku i mire ne dite te veshtir.
İyi bir dost zor günler içindir.

*

Bylbyli njihet në këngë, njeriu në punë.
Bülbül şarkısından, usta yaptığı işinden tanınır

*

Borxhi i harruar, vjen në ditë të shtërnguar
Unutulan borç, zor zamanda karşına gelir.

*

As hasmin mos e pafsh pa punë
Düşmanımı bile işsiz görmeyeyim

*

Një ujë që nuk ecën s’pihet.
Akmayan su içilmez.

*

Bota është helm e mjaltë e përzier.
Dünya, zehir ve bal karışımıdır.

*

Ai që premton shumë, bën pak.
Çok söz söyleyen az iş yapar.

*

Ai që bëhet i urtë si delja, e hanë ujqët.
Koyun gibi uslu olanı, kurtlar yer.

*

Babanë e mirë nderojë, babanë e keq duroje.
İyi baba ile onurlan kötü babaya da sabret-dayan.

*

Pula që këndon në mbrëmje nuk bën vezë në mëngjes.
Akşam öten tavuk sabah yumurta yapmaz.

*

Duro sa mund, gëzohu pa fund.
Eliden geldiğince sabret, sonra sonsuz kadar sevin.

*

Mbill me një dorë, korr me të dyja.
Bir elinle ek, iki elinle topla-biç.

Armiku i vjetër kurrë stë bëhet mik i mirë
Eski düşmandan hiçbir zaman iyi dost olmaz.

*

Goja kapak ,trupi rahat.
Ağza kapak, vücuda rahat.

*

Ai që thotë “unë jam unë”, ai hup gjithkun.
Daima “benim, ben” diyen (övünen) her yerde kaybeder.

*

Ai që don me u ba zengin, niset më së pari me vjedhë.
Zengin olmak isteyen biri, ilk başta çalmayı başlasın-öğrensin.

*

Ai që s’punon si burrë, rrin e qan si grua.
Erkek gibi çalışmayan kadın gibi ağlar durur

*

Kush kërkon gjen.
Arayan bulur.

*

Cka s’ka në det.
Denizde ne yok ki!

*

Kur mungon Luani, edhe Majmuni behet mbret.
Aslan ortada yokken maymun bile kral olur

*

Ai që ecet krye përpjet bie në gropë.
Havaya bakarak yürüyen çukura düşer.

*

Ç’ke në xhep të marin hop, ç’ke në tru s’ta marrin dot.
Cebinde olanı hop diye alabilirler ama aklında olanı alamazlar.

*

Ara e zezë por buka e bardhë.
Siyah tarla, beyaz ekmek.

*

Bima e keqe rritet kudo.
Kötü ot her yerde büyür-yetişir.

*

Prishja e shtëpisë vjen nga mend.
Evin bozulması akıldan gelir.

*

Po më mashtrove një herë, e ke fajin ti,po më mashtrove për herë të
dytë, e kam fajin vet.

Bir kere kandırırsan bu senin suçun, ama ikinci kere kandırırsan bu benim suçum.

*

Po nuk e pate të ligën brënda, s’të vjen nga jashtë.
İçinde kötülük yoksa, dışarıdan sana gelmez-bulaşmaz.

*

Tosk e Gegë, Pemë nga një degë!
Toska ve Gega bir ağacın dalları!

Arnavutlar, Toska ve Gega olmak üzere iki ayrı gruba ayrılırlar. Arnavut bayrağında yer alan iki farklı tarafa bakan kartal bunu simgeler. Bu iki grup da Arnavuttur, sadece dil ve yaşayış anlamında bölgesel farklılıkları vardır. Tıpkı Türkiye’de olduğu gibi; Karadeniz Bölgesinde yaşayan Türk ile Ege Bölgesinde yaşayan Türk gibi farklıdır.

*

Pleqëria vjen me shokë.
Yaşlılık arkadaşlar ile gelir.

Sadece sen yaşlanmazsın.

*

Kush punon ne te ri, nuk vuan ne pleqeri.
Gençken çalışırsan yaşlılıkta acı çekmezsin.

*

Dashuria është kripa e jetës, jeta pa dashuri s’ka asnjë shije.
Aşk hayatın tuzudur, sevgiden yoksun bir hayat tadı yoktur.

*

Nje pike ne çati, prish nje shtepi.
Çatıda bir damla bile bir evi bozar.

*

Mësimi më i madh në këtë botë është vështërsia ; s’ka sukses ai që nuk has në vështërsi.

Bu dünyada öğrenmenin en büyüğü hayatta yaşanılan zorluklardır; hiç bir başarı yoktur ki, zorluk ve acı çekmeden olsun.

*

Te gjithe dalin trima pasi kalon rreziku.
Tehlike kalmadığında herkes kahraman olur.

*

Çakallit lëshoi ujkun.
Çakala karşı kurtu serbest bırak!

*

Ai që bëhet i urtë si delja, e hanë ujqët.
Koyun gibi uslu olanı kurtlar yer.

*

Njeriu ka nevojë për arsim ashtu si bima për ujë.
Bir otun suya ihtiyacı gibi insanın da eğitime ihtiyacı vardır.

*

Ai që di të vjedhë, di edhe të fshijë gjurmët.
Çalmayı bilen izleri silip atmayı da bilir.

*

Ruhu nga miqte se nga armiqte te ruan Zoti.
Arkadaş ve yakınlarından korun, düşmanlarından Allah korur.

*

Shakaja është gjysma e të vërtetës.
Şaka gerçeğin yarısıdır

*

Ai që pëlqen veten e tij, nuk pëlqehet nga askush.
Kendini beğenen hiç kimseyi beğenmez.

*

E vërteta rri si vaji mbi ujë
Gerçek, suyun üstüne çıkan yağ gibidir.

*

Ai që i mbështetet pemës së madhe, gjen hijë gjithmonë
Büyük ağaca yaslanan, her zaman gölge bulur.

*

Ai që ka frikë edhe kur ka të drejtë, nuk fiton.
Korkusu olanın doğruları bile kazanamaz

*

Mëngjesi është më i mençëm se nata.
Sabah, akşamdan daha akıllıdır.

*

Njeriut iu bëj njeri, qenit bëniu qen.
Bir insana insan gibi davran, köpege köpek gibi davran.

*

I madh është edhe plepi, por e fëlliqin sorrat.
Kavak büyüktür ama onu da kargalar kirletir.

*

Ai që ngutet, çdoherë vonohet.
Acele eden hep geç kalır

*

Ujët që rri në një vend kelbet.
Bir yerde duran (akmayan) su kokar-bozulur

*

Shqiptari kur jep fjalën, ther djalën.
Arnavut sözü için çocuğunu bile keser.

Tabii ki mecaz anlamında kullanılmıştır. Arnavutlar için söz çocuğu kadar değerlidir.

*

Uji rrjedh pikë-pikë e ha gurin.
Damla damla akan su, taşı bile yer.

*

Ku din qeni t’u marrë erë luleve.
Köpek, çiçeklerin kokusunu almayı nerden bilsin.

“Eşek hoşaftan ne anlar” gibi bir anlamı var.

*

Armikut mos ia trego të vërtetën.
Düşmana doğruyu-gerçeği söyleme.

*

Liria është thelbi i shpirtit dhe i mendjes, aty ku s’ka liri, mendja dhe shpirti thahen si bima pa ujë.

Özgürlük; ruhun ve zihnin özüdür, özgürlüğün olmadığı yerde zihin ve ruh, susuz kalan ve kuruyan ot gibidir.

*

Rruga e shkurter te del me e gjate !
Kısa yol daha uzun çıkar !

*

Burri eshte koka, kurse gruaja eshte qafa.
Erkek kafa ise kadın onu tutan boyundur.

Pi rakine, mos pi mente.
Rakıyı iç, beynini değil.

*

Kur te vjen e keqja hapi deren !
Kötülük geldiğinde kapıyı aç !

*

Sa jeton aq meson
Ne kadar yaşarsan o kadar öğrenirsin.

*

Fytyra e qeshur është kripa e bukurisë.
Gülen yüz ekmeğin tuzu gibidir.

*

Paraja nuk i zgjedh njerëzit.
Para insanları seçmez.

*

Dashuria është e ëmbël, por përfundimi është shumë i hidhur.
Aşk tatlıdır ama sonu çok acıdır

*

Mos prit të të kërkojë e mira, po kërkoje.
İyi şeylerin seni araması bekleme, sen onları ara.

*

Durimi është më e madhja trimëri.
Sabır en büyük cesarettir.

*

Mos rri si nusja në dasëm.
Düğündeki gelin gibi durma.

Arnavut gelinleri ilk zamanlarda genellikle saygı gereği (biraz asalet, dik ve gururlu) hareketsiz bir şekilde dururlar. Bunun için “gelin gibi durma, rahat ol” manasında kullanılır

*

Shqiptari kryet e pren dhe besën s’e then.
Arnavut, kendi kafasını keser de verdiği sözü bozmaz.

*

Mendo sot të kesh për nesër.
Bugün için düşün yarın için gül.

*

As në parajsë mos rri vetëm.
Cennette bile yalnız kalma.

*

Edhe moti ndihmon atë që punon.
Çalışana hava bile yardım eder.

*

Fjala e mire i qel dyert e hekurit.
iyi söz demir kapıları bile açar.

*

Ai që s’ka gojë, vdes pa ardh dita.
Ağzı olmayanın, ecel günü gelmeden ölür.

*

Besa asht ma e fortë se vdekja.
Söz, ölümden daha güçlüdür.

*

Kush nuk di ç’është lodhja, ai nuk di ç’është çlodhja.
Yorulmayı bilmeyen rahatlamayı da bilmez.

*

Gjarpëri ecën dhe fshin gjurmët me bisht.
Gezen yılan, kuyruğuyla izlerini de siler

*

Me mikun ha e pi, por tregeti mos bej.
Dostunla ye iç ama ticaret yapma

*

Trimi e ka me vete fatin.
Cesur, şansı ile birliktedir. (yanındadır)

*

A rrohet me zemër të lepurit?
Bir tavşanın yüreği  ile yaşayabilir misin ?

*

Dembeli është nëna e të gjithë veseve.
Tembellik, bütün kötü alışkanlıkların anasıdır.

*

I riu ka fuqi, plaku mëncuri.
Gencin gücü var, yaşlının ise aklı

*

Ai që përton sot, pendohet mot.
Bugün tembel olan seneye tövbe eder.

*

 

Bukuria dhe pasuria s’janë përgjithminë
Güzellik ve servet geçicidir. Her zaman seninle birlikte değildir.

*

Kur te vjen e keqja hapi deren !
Kötülük geldiğinde kapıyı aç !

*

Trimin vraje, po mos e shaj.
Cesuru vur, ama küfür etme.

*

S’e lenë hunda me pa larg.
Burnu büyük olan uzağı göremez.

Büyüklük taslamak!

*

Nga armiku ruhem vete nga miku me ruajte Zoti.
Düşmandan kendim korunurum, dostumdan Allah korusun

*

Burri pa arme si gruaja pa breke !
Silahsız adam donsuz kadın gibidir !

Arnavutlarda silah (eski zamanlarda) çok çok önemlidir.

*

Burri i mirë flet një herë.
Adamın iyisi bir kere konuşur.

*

Atë që merr me një dorë, kthehe me të dyja.
Bir elinle aldığın şeyi, iki elinle geri ver.

*

Difton fmija, ç’ka shtëpia.
Evde ne varsa, çocuk anlatır.

*

Nga del fjala del edhe shpirti.
Söz nereden çıkarsa can oradan çıkar.

*

Kush ka turp, vdes për bukë.
Utangaç olan açlıktan ölür.

*

Burri në shtëpi, si dreqi në xhami.
Evdeki bir adam camideki şeytan gibidir. (çalışmayan erkekler için söylenir)

*

Njeriut shihi punen jo gunen !
Bir insanin işine bak elbisesine değil !

*

I mjeri ai që s’mendon për pleqëri.
İhtiyarlığını düşünmeyenin vay haline.

*

Me mire te te rrahe i yti, se te te puthe i huaji.
Yabancı birini öpmektense, senin olanı dövmek daha iyidir.

*

Arnaut, he arnaut, në vend të bukës po blen barut.
Ah Arnavut ah, ekmek yerine barut alan Arnavut!

Arnavutların silahlara olan düşkünlüğünü eleştiren bir söz.

*

Besa e burrit, pesha e gurit.
Bir adamın sözü taşın ağırlığı gibidir.

*

Më mirë te vdesësh më këmbë, sesa të jetosh më gjunjë.
Dizlerinin üstünde eğik yaşamaktansa, ayakta ölmek daha iyidir.

*

Malli i prishur nuk shitet pa gënjyer.
Bozuk mal yalansız satılamaz.

*

Çelësi që punon, nuk ndryshket.
Çalışan anahtar paslanmaz.

*

Cdo njeri është mbret në shtëpinë e tij.
Her insan kendi evinde kraldır.

*

Budallen mos e vet se te kallxon vet.
Budalaya sorma, zaten kendi anlatır.

*

Ku është besa aty është dhe shpresa.
Söz neredeyse umut da oradadır.

*

Dita pa punë nata pa gjumë.
İşsiz gün uykusuz gece

*

Kur të jesh në dhe të huaj, dita të bëhet një muaj.
Yabancı bir yerde kaldığınızda 1 gün bir ay olur.

*

Gruaja që nuk do të gatuajë, shosh gjithë ditën.
Bir kadın yemek yapmak istemiyorsa, bu yemeği yapmak için bütün gün uğraşır.

*

Shqiptari vetin e jep e shokun s’e jep.
Bir Arnavut gerekirse kendini verir ama dostunu vermez.

*

Fjala në vend të huej, bahet gur.
Yabancı bir yerde söylenen kötü bir söz taş olur.

*

Detit i ka hije vala, burrit i ka hije fjala
Deti njihet në valë, burri njihet në fjalë.

Denize dalga yakışır, adama söz.
Deniz dalgayla tanınır, adam sözüyle.

*

Mos ki frikë nga hasmi, po nga miku i rremë.
Düşmanlarından çok, yanlış arkadaşlarından kork.

*

Më mirë “punë e mbarë”, se “mirë se të gjej”.
“Hoş buldum” demektense “Hayırlı işler ” demek daha iyidir.

*

Rrallë vritet burri që ka shumë armiq.
Düşmanı çok olan erkek nadiren vurulur.

*

Mikun duaje, armikun druaje.
Dostunu sev, düşmanından kork.

*

Duket zogu që në ve.
Kuş daha yumurtadayken bellidir ne olup olmadığı.

*

Ai që e ka trupin e drejtë, nuk ka frikë se i del hija e shtrembër.
Düzgün ve doğru olan bir insanın, gölgesi eğri görünecek gibi bir korkusu yoktur

*

Dy te mencur nuk zihen kurre!
İki akıllı asla kavga etmez!

 

 

Arnavut.com
İki şey geri gelmez; biri can diğeri de söz!

 

 

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

  1. Arnavut atasözleri Arnavut Atasözleri için yorumda bulun

    Arnavut Atasözleri için henüz bir yorumda bulunulmamış! Hemen üst alanda bulunan formu kullanarak Arnavut Atasözleri için ilk yorumu yapabilirsin.