Anılarla Arnavutluk ve Arnavutlar: Arnavut Tarihi

Arnavutlarla ilgili geçmişte yazılmış olan kitaplarda yer alan tarih ile ilgili bilgiler ve anektodlar.

Hatırat türündeki eserler, dönemin ruhunu bizzat yansıtması sebebiyle tarihi bir vesika özelliği arz etmektedir. Bu sebeple hatıralarda yazarının öznel bakışıyla derin tarihsel bilgiler bulmak mümkündür. Ele alınan Arnavutluk hatıraları, 1900’lü yıllardan 1950’lere değin uzun bir dönemi kapsaması sebebiyle tarihi anlamda da önem teşkil eder.

Soyu 2000 yıl öncesine; İlliryalılar ve Epirotlar’a dayanan Arnavutların adının ne anlama geldiği, bayrağının neyi simgelediği Ekrem Bey’in eserinde konu edilir:

“Türkçe’deki Arnavut kelimesi bir güney Arnavut (Toska) aşireti olan Arvanit’lerin Türkçeleştirilmiş şeklidir. Arnavutlar ülkelerine Kartallar Ülkesi anlamında Shqiperia (okunuşu Şkpria veya Şkiptar) derler. Diğer dünya dillerinde ise ‘Albania’ kelimesi kullanılır” (Ekrem Bey, 285.s.). “Kartallar ülkesi” simgesi bayrağa da yansımış, çift başlı kartaldan oluşan motif, Arnavutluk bayrağının simgesi olmuştur.

Yazarın Arnavutluk tarihine yer veren yazılarında Arnavutluk’un kuruluşundan Osmanlı idaresinde Avlonya’mn bir serhad sancağı olduğu yıllara 13 kadar pek çok bilgiye rastlanmaktadır. Kazım Nami Duru da anılarında Arnavutların adının nereden geldiğini ve bayraklarının neyi simgelediğini anlatır. İşkodralı Sava Paşa’mn Arnavutluk’a dair yazdığı kitaba göre Arnavutlar; Küçük Asya’ dan Yunanistan’a geçen “Plajg”lardandır. Ardından Dağıstan’dan Karadeniz, Marmara, Adalar Denizi (Ege) kıyılarını geçerek gelen Elenlerin baskısına uğradıktan sonra kuzeye; bugünkü Arnavutluk topraklarına
yerleşmişlerdir. Fatih zamanında İskender Bey’in ataları olan Kasteryotlar; bayraklarına ve armalarına kartal resmi kullandıklarından Arnavutlar da “kartal” anlamına gelen “şkipe” adından hareketle “şkiptar: Kartal yuvası” demek olan Arnavutluk’u kullanmışlardır, zira bayrakları da çift başlı kartal motifinden oluşmaktadır (Duru, 910.s.). Ayrıca Duru; Gegalık ve Toskalık olarak iki bölüme ayrılan ülkenin dil ve kültür farklılıklarına da değinerek sosyal yapısını inceler (Duru, 10.s.).

Arnavut kartalın hikayesi

Çetiner, Arnavutların atalarına, tarih boyunca hüküm sürdükleri coğrafyalara geniş bir şekilde yer verir. 1336′ da Türkler’in Arnavutlarla ilk temasından Osmanlılara kafa tutan Arnavutların milll kalıramanı İskender Bey’e verilen değer, onun eşyalarının müzeleri süslemesi ve Arnavutların kendisine gösterdiği saygıyı aktarır. Arnavutluk isyanlarına da değinen yazar, Üsküp’ü ele geçirerek Makedonya’ya ilerleyen Arnavutların Osmanlı’ dan taleplerini de maddelendirir. İsmail Kemal Vlora’nın faaliyetleri, Esat Paşa Toptani’nin hükümete karşı çıkarak kendi hükümetini kurması, Alman Prensi  Wilhelm’in Arnavutluk prensliğine getirilmesi, İtalyanların, Sırpların ve Yunanların işgalleri, I. Dünya Savaşı yılları ve Ahmet Zogo’nun hükfunetin başına geçmesi tafsilatıyla anlatılır (Çetiner, 11-15.s.). Kral Zogo’nun ardından Enver Hoca’nın iktidara gelişi ve faaliyetleri de konu edilir

Arnavutluk’tan Sakarya ya Komitacılık’ta İttihatçı Yüzbaşı Cemal, Balkanlarda başlayan karışıklıkları ve Arnavutların bu ortamdaki durumunu anlatır. Anılar yazarın kendisini tanıtmasıyla başlar, okul yıllarıyla ve askerlikte yükselmesiyle sürer. Ardından İttihat ve Terakki’ye girişine, Arnavutluk’ta jandarma oluşuna, Debre’ye jandarma merkez bölüğü kunıandanlığına tayin edilişine yer verilir. Eserde, Cemal’in Balkan komitacılığındaki rolü, Arnavutluk İç Savaşı ve Kuvayi Milliye çeteciliğindeki faaliyetlerinin ardından Eskişehir’e yerleşmesi tarihsel olaylar çerçevesinde öznel bir anlatımla sunulur. “Arnavutluk’ta Jandarma” bölümünde de 1910-1911 yıllarının Arnavutluk’u anlatılır (Yüzbaşı Cemal, 16-22.s.).

“Arnavutluk’ta Komitacılık” bölümünde ise Arnavutluk’ta 1913-1914 yıllarında gelişen siyasi olaylar yansıtılır. Komitacılık hareketlerinin Balkanlarda yayılışı, İttihat ve Terakki’nin faaliyetleri, İsmail Kemal’in Draç’ta bağımsızlığını ilan ederekı 6 Arnavutları hareketlendirmesi, Sırpların ve Avusturya’nın tavırları bu bölümde geniş bir şekilde yer bulur (Yüzbaşı Cemal, 28-36.s.). İki yıl kaldığı Arnavutluk’tan sonra Anadolu’ya geçen Yüzbaşı Cemal mücadelesini burada sürdürmeye devanı eder.

Kudret Emiroğlu, Yüzbaşı Ceınal’in ve anılarının önemini şu şekilde özetler: “Yüzbaşı Cemal döneminin bir çok önemli olayında yer almıştır. Örneğin Arnavutluk tarihi, ülke bağımsız olduktan sonra tarihçiliğimizde yer almamıştır. İttihatcıların, Trakya, Afganistan, Kuzey Afrika’ya kadar uzanan tasarıları yanında, Arnavutluk siyasetine ilişkin verileri Cemal Bey’in anılarında buluyoruz. Oysa Cemal Bey hakkında kaynaklar susuyor. Yalnızca, birbirlerinden hoşlanmadıkları ve çekiştikleri anlaşılan, onun gibi çetecilik yapan Grebeneli Bekir Fikri, anılarında ağır saldırılarla ona yer vermektedir. Hakkındaki suskunluk, sonuna kadar çeteci ruhunu konunası, bir yandan İttihatcı örgütlülüğü ve kollaması içinde yer alırken bir yandan da ‘müfrit’ sayılmasıyla açıklanabilir herhalde. Bugün de açıklığa kavuşmamış olan konularda dipnotlarla kısa bilgi verilmiştir; karanlık kalan noktalar yeni belgelere muhtaçtır”(Yüzbaşı
Cemal, 5-6.s.).

Yüzbaşı Ceınal’in anılarında Amavutluk’un bağımsızlığına dair şu bilgiler verilir: “İsmail Kemal Draç’ta bağımsızlık ilan etmiş (26 Kasun 1912), burada Avlonya’da meclis kurmuş (28 Kasun, 4 Aralık 1912), Esat Toptani’nin Draç’ta yeni hükümet ilan etmesi üzerine (14 Ekim 1913) italya’ya çekilmiştir (24 Ocak 1914)” (Yüzbaşı Cemal, 29.s.).

Balkan Savaşı’nda İsmail Kemal Bey’in Hatıratı’nda yazar, Amavutluk’un bağımsızlık hareketini tüm ayrıntılarıyla an be an ele alır. Hatıratın I. Kısmı olan “Osmanlı İmparatorluğunun Hizmetinde”, 19 bölümden oluşur; İsmail Kemal Bey’in doğumu, çocukluğu, eğitimi, memuriyete geçişi ve imparatorluk adına görev yaptığı yılları kapsar ve hatırat 1844 ‘ten 1910’a kadar uzanır. Yazar burada Osmanlı’nın siyasi sergüzeştini ele alır; 93 Harbi, Girit Meselesi, 1897 Türk-Yunan Savaşı, Bulgar İsyanı .. vb gibi Balkanları ilgilendiren birçok önemli olaya yer vererek yaşanılan kargaşayı öznel bir bakışla anlatır. II. Kısım olan “Arnavutluk ve Arnavutlar”da ise Arnavutların isyanlarına ve bağımsızlığına yer vererek Arnavutluk tarihi 1914’ e kadar uzanır. Arnavutların bağımsızlığını ilan eden liderin, bizzat kendi kalemiyle olayları aktarması eserin birinci elden tarihsel kaynak niteliği taşımasını sağlamıştır.

Arnavutluk’ta “II. Meşrutiyet’ten sonra, özellikle II. Meşrutiyet devri yöneticilerinin acemilikleri yüzünden” olaylar çıkmıştır. Gazeteci Ahmet Şerif de bu olayları yerinde incelemek adına görevlendirilir. Ahmet Şerif, Arnavudluk’da, Suriye ‘de, Trablusgarb ‘de Tanin adlı eserinde Balkan Savaşlarının hemen öncesinde Balkan topraklarında özellikle Arnavutlar arasında yaşanılan olaylara pencere açar. İki üç gün
aralıkla gazeteye yetiştirilen bu yazılar, gezi röportajı özelliği gösterse de yazarının şahsi duygu ve düşünceleriyle süslenerek yaşadığı olaylan aktarması sebebiyle anı niteliği de taşımaktadır. Ahmet Şerifin iki aylık bir süreçte Tanin adına yazdığı Arnavutluk yazılarında Arnavut isyanları, Arnavut isyancılarının İttihat ve Terakki adına yayımladıkları beyanname hakkında bilgiler bulmak mümkündür

Avlonyalı Süreyya Bey’in eseri; Arnavutların bağımsızlıklarını ilan ettiği yıl olan 1912’de başlar ve 1920’ye kadar gelerek Arnavutluk tarihini geniş bir perspektifte yansıtır. Osmanlı döneminde Arnavutların faaliyetleri eserde detaylı bir şekilde anlatılır:

“Bağımsızlıktan sonra kaleme almmış olmasının da etkisiyle, hatıralara Arnavut milliyetçisi ve Osmanlı aleyhtarı, bilhassa İttihat ve Terakki karşıtı bir ton hakimdir. Bununla birlikte hatırat Osmanlı son dönemindeki ve bağımsızlık sonrası Amavutluk’taki birçok olaya birinci elden kaynaklık etmesi açısından önem taşımaktadır” (Süreyya Bey, 6.s.).

Bu hatırat devrin siyasi olaylarını yansıtırken bazı önemli kişiler hakkında da bilgiler sunar. İsmail Kemal Bey, Hasan Tahsin Paşa, Esad Toptani Paşa, Fazıl Toptani Paşa, Hoca Kadri Efendi, Turhan Paşa gibi isimler üzerinde duran Süreyya Bey, yakından tanıdığı bu kişiler aracılığıyla yaşanılan olayları ele alır. İttihat ve Terakki Dönemi, Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı yazarın kaleminden subjektif bir bakışla hatırata taşınır. İlaveten Süreyya Bey’in anıları bu savaşların akabinde Arnavutluk’ta cereyan
eden olayları (1915-1920) içermesi bakımından da önem arz etmektedir.

Ele alınan bütün anı kitaplarında geniş bir tarihsel bilgi vardır. Özellikle Avlonyalı Süreyya Bey, Ekrem Bey, Yüzbaşı Cemal ve Yakup Kadri’nin eserlerinde siyasi tarih ön plandadır. Osmanlı Sonrası Arnavutluk, Osmanlı Arnavutluk’undan Anılar, İsmail Kemal Bey’in Hatıratı ve Arnavutluktan Sakarya’ya Komitacılık: Yüzbaşı Cemal’in Anıları’nda Arnavutluk tarihi Balkan kargaşası içerisinde yansıtılırken Zoraki Diplomat’ta 1930’ların Amavutluk’u bir siyasetçinin bakışıyla siyasi tarih ekseninde
anlatılmıştır.

 

HAZIRLAYANLAR

Prof. Dr. Abide DOGAN
Bahanur GARAN’

BİLKENT ÜNİVERSİTESİ & TİRAN ÜNİVERSİTESİ
25-28 EYLUL 2013 TİRAN – ANKARA

Bir Cevap Yazın

  1. Kitaplarda yazılan anılarla Arnavut Tarihi Anılarla Arnavutluk ve Arnavutlar: Arnavut Tarihi için yorumda bulun

    Anılarla Arnavutluk ve Arnavutlar: Arnavut Tarihi için henüz bir yorumda bulunulmamış! Hemen üst alanda bulunan formu kullanarak Anılarla Arnavutluk ve Arnavutlar: Arnavut Tarihi için ilk yorumu yapabilirsin.